Wednesday, August 20, 2014

İnceleme: The Perks of Being a Wallflower


Kitap: The Perks of Being a Wallflower
Türkçe İsmi: Saksı Olmanın Faydaları (Feniks Yayınları)
Yazar: Stephen Chbosky
Yayıncı: Simon&Schuster UK
Goodreads Puanı: 4.20 (551.941 oy)
Sayfa Sayısı: 231


Bir gençten bir diğerine kırılgan bir konu olarak aktarıldı... kitabın hedef kitlesi onu basıldığı günden beri elinizden düşüremeyeceğiniz bir roman diye tanımladı.
The New York Times

Çavdar tarlasında çocuklar ve A Separate Peace geleneğinden gelen bir büyüme romanı... [Chboskynin] hayat,aşk ve dostluk hakkındaki keskin yorumlamaları sıklıkla ilham verici ve çok güzel ifade edilmiş.
USA TODAY

Basılır basılmaz sansasyon yaratıp kült statüsüne erişen ve pek çok okulun okuma listelerine giren bir kitap
The New York Times

Charlie (aslında hepimizin o üretim bandından çıkması gerektiği gibi ) öylesine iyi ve saf bir insan ki sıradan, yetişkin bir yazarın kaleminden çıkmış olmasına şaşırıyorsunuz. Kitap boyunca tekrar tekrar hepimizin okumaktan ve tanık olmaktan hoşlandığı saf bilgeliği sunuyor. Ve Stephen Chbosky bizi hayal kırıklığına uğratmıyor. Ergenliğin kirli bir dünya olduğu kültürümüzde umarım bu çocuğun başına hiçbir şey gelmez.
Los Angeles Times

İlgi çekici... Charlie espri anlayışı ve üstü örtülü meselelerle kötü olayları ele alışıyla hem genç , hem yetişkin okurları tatmin edecek, sempatik bir çocuk.
Booklist


So, this is my life. And I want to you to know that I am both happy and sad and I'm still trying to figure out how that could be.

The Perks of Being a Wallfolwer, ya da Türkçe ismiyle Saksı Olmanın Faydaları, ülkemizde duyulmadan, filmi çıkmadan çok önce okumayı delicesine istediğim bir kitaptı; ancak beni biliyorsunuz, böyle büyülü kitapları okumayı -niyeyse- sürekli erteleyip dururum. Bu kitapta da aynısı oldu. Önce Türkçe baskısını bekledim ama sonra çevirinin çok kötü olduğunu duyunca okumaktan vazgeçtim, kapağı da kötüydü zaten. Ben de ne yaptım? Gittim İngilizce'sini aldım. İyi ki de öyle yapmışım, hayatımda aldığım en doğru kararlardan biri olabilir. Bir kitabı, özellikle bu kitabı, orijinal dilince okumanın verdiği his bambaşka.

"Charlie, we accept the love we think we deserve".

Önce biraz kitabın neyi anlattığından bahsedeyim.
Romanda, liseye yeni başlayan Charlie'nin hikayesine tanık oluyoruz. Kendisi biraz duygusal, depresif ve popülerliğin yanından bile geçmiyor. Geçmişin karmaşasıyla ve yeni lise hayatıyla boğuşurken, son sınıfa giden iki kişiyle tanışıyor: Patrick ve Sam. Yalnızlıktan kurtulup bir anda sosyal hayatın içine atılan Charlie, randevular, seks, uyuşturucu ve drama içerikli bir dünyada kendisini bulmaya uğraşıyor. Ancak roman öyle alelade bir coming-of-age, yani çocukluktan çıkış romanı değil. Bana kalırsa bundan biraz daha derin, daha duygusal, daha eğlenceli ve kesinlikle daha sonsuz.

Things change. And friends leave. Life doesn't stop for anybody

Şunu söylemem gerekir ki, Perks of Being a Wallflower hiç şüphesiz, son zamanlarda okuduğum en iyi kitaptı. Hem de açık ara. Kitabı bitirdikten sonra içimde öyle bir boşluk oluştu ki oturup ağlayasım falan geldi. İyimser, zeki, kitap-sever Charlie'nin hikayesini bin sayfa daha koysanız önüme hiç sıkılmadan, üşenmeden defalarca okurum sanırım. Yazarın tatlı anlatımı, yarattığı karakterlerin saflığı, hikayenin şekerliği içinize işleyen cümlelerle önünüze sunulunca böyle aşk böcüğüne dönüyorsunuz resmen. Samimi söylüyorum, böyle kitap zor bulunur.

I don’t know if you’ve ever felt like that. That you wanted to sleep for a thousand years. Or just not exist. Or just not be aware that you do exist. Or something like that. I think wanting that is very morbid, but I want it when I get like this. That’s why I’m trying not to think. I just want it all to stop spinning. 

Kitapta, okumaya başlamadan önce, beni korkutan iki şey vardı:
1-Kitabın mektuplardan oluşması.
2-Kitabın klişelerle dolu olma ihtimali.

Mektup fikri, okumaya başladığım andan itibaren fazlasıyla sevdiğim bir şey oldu, yazar bununla hikayeye yeni bir boyut katmış denebilir. "Love Always, Charlie" yazısını görmek beni resmen kalbimden vuruyor.
Klişelere gelirsek... romanın içinde bir tane bile sıradan ya da sıkıcı öge bulunmadığını size temin edebilirim. Ne düşündüyseniz tersi çıkıyor, sürekli beklenmedik olaylar öne sürüyor kitap. Ve bu, kitaba bu kadar bağlanmama sebep olan şeylerden biri.

“He's a wallflower. You see things. You keep quiet about them. And you understand.” 

Kitapta, bir sürü kitap ve şarkı referansı var. Charlie'nin övgüyle bahsettiği eserlerden biri de Catcher in the Rye, yani Çavdar Tarlasında Çocuklar.
Ve internette her yerde, The Perks of Being a Wallflower'la, Catcher in the Rye'in karşılaştırmasını gördüm. Bence bu çok saçma. Çavdar Tarlasında Çocuklar kitabını The Perks of Being a Wallflower'ı okuduktan hemen sonra okuyan biri  olarak söylüyorum, açıkçası, iki kitap birbirine bakış açısı olarak tamamen zıt. Birinde mutlu, saf, iyimser bir hava varken diğeri tam aksi bir hava sergiliyor ve The Perks of Being a Wallflower bir grup insanı anlatırken Çavdar Tarlasında Çocuklar sadece başkarakter Holden'a odaklanıyor. Zaten Holden Caulfield'la Charlie'yi aynı kategoriye asla koyamazsınız çünkü iki karakterin birbiriyle alakası yok. Ancak kitaba, "21.yüzyılın Catcher in the Rye'i" yakıştırmasını yapmak uygun oluyor çünkü roman, Catcher in the Rye kadar sağlam ve her ne kadar farklı kurulmuş olsa da ikisinin de temelinde liseli, dışlanmış oğlanlar yatıyor.

And in that moment, I swear we were infinite.

The Perks of Being a Wallflower keyifli, hiç sıkmayan, duygusal, gerçekçi ve fazlasıyla etkileyici bir roman. Yazar olmayı arzulayan canımız ciğerimiz Charlie'siyle, çılgın güzel Sam'iyle, kanka olup saatlerce takılmayı istediğiniz Patrcik'iyle, Charlie'nin ailesiyle, Mary-Elizabeth'iyle, Brad'iyle ve çok daha fazla tanıdık ve bir o kadar olağanüstü karakterleriyle aklınıza kazınacak. Okumanızı, eğer imkanınız varsa İngilizce'sini okumanızı öneriyorum. Bu arada filmi de güzel, gayet hoş, ben beğendim. Ama tabii ki sadece buz dağının görünen kısmı. Filmi izlemeden önce kitabını okumanızda fayda var. Filmi hiç izlemeyecek olsanız bile okumanızda fayda var. Kısacası siz bunu okuyun.

Bol kitaplı, keyifli günler!

Puan: (5 üzerinden)

6 comments:

  1. bu yorumdan sonra sepete atmamak imkansız :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Umarım siz de benim kadar beğenirsiniz! :)

      Delete
  2. Aşırı merak ettiğim ama bir türlü sıranın gelmediği bir kitap bu! Bir türlü fırsat olmadı, umarım yakın zamanda okuyabilirim. Filmi çok çok güzeldi ve filmi böyleyse, kitabı çok daha iyidir eminim. Çok farklı ve tipik bir gençlik kitabının çok ötesinde bir kitap bence. Bu arada, çok güzel yorumların var, takipteyim. Blogun tasarımı, renklendirilmesi, senin yazılarında kullandığın tonlar ve resimler falan çok hoş. :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Umarım en kısa zamanda okuma fırsatı bulursun, filminden çok daha güzel ve daha derin. Seni hayal kırıklığına uğratmayacaktır. Dediğin gibi, bence de sıradan bir gençlik kitabı değil. Çok çok teşekkür ederim ayrıca, beğenmene sevindim :)

      Delete
  3. Son kitap alışverişimde -nedenini bilmesem de- almaktan son anda vazgeçtiğim kitap :(( çok pişman oldum ama şimdi :( en kısa zamanda almak istiyorum,yorum için teşekkürler.Bloguma da beklerim x http://nazlikitaplik.blogspot.com/

    ReplyDelete
    Replies
    1. Umarım sen de okuyup, benim kadar beğenirsin ^_^ okumaya değer bir kitap.

      Delete