Friday, August 22, 2014

İncelem: Çavdar Tarlasında Çocuklar/The Catcher in the Rye


Kitap: Çavdar Tarlasında Çocuklar
Orijinal Adı: The Catcher in the Rye
Yazar: J.D. Salinger
Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları
Goodreads Puanı: 3.77 (1.481.522 oy)
Sayfa Sayısı: 198


"Pek çok insanın hakkında konuştuğum için üzgünüm. Bildiğim tek şey; size anlattığım herkesi biraz özlüyorum. Bizim Stradlater'ı ve Ackley'i bile, sözgelimi. Sanırım o lanet Maurice'i bile özlüyorum. Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra." 
Çavdar Tarlasında Çocuklar, Salinger'ın tek romanı. Ergenlik çağının içinde, yetişkin dünyanın düzenine karşı isyankar bir çocuğun, bir Noel öncesi başına gelenler... Bu sürecin bir psikiyatri kliniğinde noktalanışı. Holden Caulfield'in masumiyet arayışının iç burkucu romanı. 1993'te Franny ve Zoey ile Dokuz Öykü adlı kitaplarını yayımladığımız Salinger, 1963'ten buyana yeni bir yapıt yayımlamamasına ve neredeyse efsane haline gelmiş bir gizlilik içinde yaşamasına karşın, dünya edebiyat gündemindeki yerini hep koruyor.



Gerçekten sarhoş olduğum zaman hep yaptığım gibi, yine başladım kendi kendime, karnımdan vuruldum diye saçmalamaya. Barda karnından vurulmuş olan yegane herif bendim. Kanım ortalığa akmasın diye, elimi ceketimin altından mideme bastırıyordum. Yaralı olduğumu hiç kimse bilmesin istiyordum. Yaralı bir orospu çocuğu olduğumu hiç belli etmiyordum.

Çavdar Tarlasında Çocuklar ya da orijinal adıyla The Catcher in the Rye, birçok kişi tarafından bir modern zaman klasiği olarak gösteriliyor. 1951 basımı kitap, hemen hemen herkesin kalbine taht kurmuş durumda. Ülkemizde önce Gönülçelen, sonra Çavdar Tarlasında Çocuklar olarak basılan romanın, iki isminden birini, öyle ya da böyle mutlaka duymuşsunuzdur. Ben de duymuştum tabii, ama nedense uzun bir süre kitapla pek ilgilenmedim, sonra, ablamın beş yıldızlı önerisi üzerine aldım kitabı. Aşık olduğum roman, The Perks of Being a Wallflower'da da övgüyle bahsedilince hiç bekletmeden okudum. Şimdi, okumayı geciktirmediğime şükrediyorum.

Çavdar Tarlasında Çocuklar, Holden Caulfield'a; uyumsuz, biraz rahatsız başkarakterimize ve onun iç dünyasına odaklanıyor. Holden, birçok şeye nefret besleyen biri. Filmlerden, oyunculardan, havarilerden, gittiği (ve kovulduğu) okullardan, çevresindeki çoğu insandan ve tabii en önemlisi yapmacıklıktan hiç hoşlanmıyor. Kız kardeşi Phoebe ise sevgi gösterdiği sayılı kişiliklerden. Bir gün Holden Caulfield, gittiği okuldan, Pencey'den atılıyor ve böylece maceramız başlamış bulunuyor.

"Bir insan öldü diye onu sevmekten vazgeçmek zorunda mısın, Tanrı aşkına; özellikle de, hayatta olanlardan bin kez daha iyi kalpli bir insansa?"

Şunu söylemek gerekir ki, Çavdar Tarlasında Çocuklar öyle pek yaşananları ön planda tutan bir roman değil, Holden başlı başına bir olay olduğu için daha çok onun düşünceleri ve hisleri kitapta yer kaplıyor dediğim gibi. Zaten kitapta sizde heyecan duygusu uyandıran, içinizi gıcıklayan ögelerin hepsi Holden'ın fikirleri. Zor bulunan, ayrıcalıklı bir kişiliğe sahip kendisi. Belki de edebiyat tarihinin en baba karakterlerinden.

Peki kitabı okuyan herkesin Holden'ı bu kadar sevmesine neden olan şey ne? Cevap, sanırım, onun özel bir çocuk olmasında saklı. Özelden kastım süper zeka ya da bir şeye karşı aşırı yetenekli olması değil. Dünyayı olduğu gibi görebilmesi, gözlemleri ve kötümser duruşu onu gerçekçi, sevilesi ve spesifik bir karaktere dönüştürüyor. Holden, karamsar, biraz "sorunlu" ve kinci biri, evet, ama masumiyete ve saflığa karşı durdurulamaz bir duyarlılığı var. Dürüst dünyayı koruma çabası ve kız kardeşine verdiği değer, dışlanmış karakterimizi daha samimi, içimizden biri yapıyor.

Her neyse, hep, büyük bir çavdar tarlasında oyun oynayan çocuklar getiriyorum gözümün önüne. Binlerce çocuk, başka kimse yok ortalıkta, yani-benden başka. Ve çılgın bir uçurumun başında durmuşum. Ne yapıyorum, uçuruma yaklaşan herkesi yakalıyorum; nereye gittiklerine hiç bakmadan koşarlarken, ben bir yerden çıkıyor onları yakalıyorum. Bütün gün yalnızca bu işi yapıyorum. Ben, çavdar tarlasında, çocukları yakalayan biri olmak isterdim. Çılgın bir şey bu, biliyorum, ama ben yalnızca böyle biri olmak isterdim. Biliyorum bu çılgın bir şey.

Dünyadaki bütün eserlere iyi eleştiri yapıldığı kadar, kötü eleştiri de yapılıyor tabii. Herkesin ayn şeyi sevmesi, aynı konuda hemfikir olması mümkün bir şey değil zaten. Buna da saygı duymak gerek, ancak bu kitaba dair söylenen şu sözü sanırım hiçbir zaman anlamayacağım: "Boş."


Bana kalırsa bu kitap her şey olabilir, anlatım tarzına alışamayabilirsiniz, sizin için belki biraz fazla rahatsız edici falan olabilir, Holden'ı beğenmeyebilirsiniz, kitabı bile beğenmeyebilirsiniz (ki bence zor) ama ne olursa olsun kitap boş değil. Değil işte. Bu biraz eseri nasıl okuduğunuza da bağlı. Kendinizi vererek, ne demek istediğini anlayarak okursanız, kitap sizin için kutsal hale dönüşebilir. Zaten kitap kısa olduğundan, yavaş
yavaş, sindire sindire okumanız sizin için daha faydalı. Bana kalırsa biraz ilgi isteyen bir roman bu. Bitirdikten sonra, savuşturup bir tarafa atılacak tarzda değil.

"Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra."

Biraz farklı, üzerinde düşünülmüş, sürükleyici, size kendinizi sorgulatacak bir roman arıyorsanız, fazla uzağa gitmeyin derim. Çavdar Tarlasında Çocuklar, mutlaka içinde sizden de bir parça barındırıyordur.

Bol kitaplı, özgür günler!
Puan: (5 üzerinden)


6 comments:

  1. Duyup merak ettiğim eserlerden. İncelemeniz üzerine okumamak olmaz gibi ;)

    Sevgiler...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Umarım siz de benim kadar beğenirsiniz! ^_^

      Delete
  2. Kesinlikle bos bir kitap değil. Belli bir yasta 'büyümenin' gerektiği bir nesiliz biz. Holder ise bizim dunyamiz. Ben de çok sevmiştim bu kitabi. :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Benimle aynı duyguları paylaşan birinin olması güzel :)

      Delete
  3. http://kitaaptiryakisi.blogspot.com.tr/2014/08/mim-kitaplgnzdaki-en-iyi-10-kitap-kapag.html

    Mimlendin!

    ReplyDelete
  4. Garip ve gizemli bir kitap. Belki yarısına kadar neden okuyorum bu kitabı diye düşündüm. Ama şimdi tavsiye ediyorum. Sanat yapacağım diye saçmalamamış yazar. Ama sayın eleştirmenin de dediği gibi sakin bir kafayla kendinizi vererek okumanızda fayda var. Holden da mutlaka kendinizden bir şeyler bulacaksınız.

    ReplyDelete