Sunday, February 12, 2017

Piç - Hakan Günday



Sayfa sayısı: 224
Basım Yılı: 2007
Goodreads Puanı: 3.8


Ne zaman aldığımı hatırlamıyorum Piç'i, rafların birinde bekleye bekleye tozdan bir mont geçirmişti üstüne. En sonunda elime alıp okudum, dayanamadım daha fazla. Ne geç ne erken, tam zamanında buluşmuşum kitapla.





Roman, dört adet genci konu alıyor: Afgan, Cenk, Barbaros ve Hakan.
Birbirinden farklı karakterlere, hobilere, alışkanlıklara ve geçmişe sahip olan gençler bunlar. Yine de dördü ortak bir noktada buluşuyorlar, o noktada içlerinde barındırdıkları piçlik oluyor.

Wednesday, January 11, 2017

Gelin Sizi Bir Sanatseverle Tanıştırayım

Yazıyı "Sanat nedir, neye denir?", "Toplum için olmayan sanat, sanat mıdır?" gibi felsefi cümlelerle açmak isterdim lakin konumuz gayet basit: Ben. 


Reklam yapmakta ne kadar kötüysem, kendi reklamımı yapmakta bin kat daha kötüyüm. 

Sizinle heyecanlandığım bir meseleyi konuşmak istedim bugün. Mesele benim resim yapmam oluyor, ahım şahım bir şey değil yani. Ama resim, benim hayatımın merkezi. Resim yapmak bir yana sadece çizimlere bakmak ya da kafamda imgeler yaratmak hayatımın bir parçası olmuş durumda, yani, eğer bunu "işsizlik" olarak nitelendirmezseniz tabii... 

Son günlerde kendimi eve hapsedip (yaşasın kar tatili) dizi izleyip resim çizdim yalnızca. Yaptığım çizimleri de paylaşmak istedim çünkü neden olmasın? 

Güzel çizdiğime dair bir iddiam yok, mükemmeliyetçi biri olarak öyle bir iddiam muhtemelen hiç olmayacak da. Ama benim gibi karalamalardan hoşlanan insanlara ulaşırım diye burada sizinle çizimleri paylaşmak istedim. 

artexist insragram hesabından yaptıklarıma ulaşabilirsiniz, fazla bir şey yok ama yorumlara ve tavsiyelere açığım. Size linki bırakıp bir sonraki yazıyı hazırlamaya gidiyorum şimdi, öpüldünüz.

Hepinize güzel, mutlu günler!

Çizimler için: https://www.instagram.com/artexist/

Kişisel hesap: https://www.instagram.com/denizonol/

Monday, December 26, 2016

Haruki Murakami'ye ve Onun Kitaplarına Neden Aşığım?



En sevdiğim yazarları soracak olsanız, ilk onu saymakta zorlanacağım bir gerçek. Yine de şunu biliyorum ki, bu yazarlar arasında Murakami'ye kesinlikle yer vereceğim.


Murakami benim ilahım, ustam, ruhumdan bir parça.
Edebiyatın dibe vurmaması için dua ettiğim şu yıllarda hala edebiyat yapabilen bir kişilik.
Murakami sabah dörtte kalkıp işe başlayan bir manyak. Onun kadar takıntılı bir insan olmasam da ikimizin de ortak yönleri var: O da benim gibi bir sinemasever, kedi aşığı ve oldukça farklı bir müzik zevki var. Bir caz bara sahip olmasından bahsetmiyorum bile.
Yani anlayacağınız, kendisi de kitapları da keşfedilmeye değer.

Sunday, December 25, 2016

Keyifli Bir Pazar Akşamı İçin Öneriler

Yeni yıla adım adım yaklaşıyoruz, bu pazar akşamı hem haftanın, hem de yılın stresini atmaya hak kazandınız.

Yeni yıla giriyoruz dedik, e tabii havalar da soğudu. Evden çıkmadan bile yapılabilecek o kadar şey var ki...


FİLM

Yüzünüze bir gülümseme koyacak, kalpleri ısıtacak bir roman uyarlaması: Love, Rosie.

2014 yapımı bu filmi izlemekte oldukça tereddüt etmiştim, sebebi ilk önce kitabını okumak istememdi. Sonra hayat kısa ve ondan önce okunacak daha çok kitap var diyerek filme başladım. Beklentimin üstünde, keyifle izlediğim, ruhumu yumuşatan bir film oldu Love, Rosie. Biraz komedi, biraz dram, biraz aşk ve bol bol Sam Claflin içeren bir film, daha ne diyeyim? 7.2 IMDb puanlı film bu pazar size önerim. 

yanında gidecekler: sıcak çikolata ve biraz sevgi


Komsum Totoro Poster
İzlemeyen kaldı mı bilemiyorum ama her ihtimale karşı önlemimi alarak tavsiyesini yapmam gereken film: Komşum Totoro.

Büyüleyici çizimler, kahkaha attıracak karakterler ve hiç bitmesin diye izleyeceğiniz, IMDb'nin "En İyi 250 Film" listesinde yer alan bir animasyon ister misiniz? O zaman Totoro sizi bekliyor.
Miyazaki'nin hemen her filmine aşık olmuş olsam da bir pazar akşamı için sizi stresten kurtaracak en iyi yapımı olarak Totoro'yu görüyorum. Bu film, ne zaman kendimi depresif hissetsem ilacım olabilecek güçte. 

yanında gidecekler: patlamış mısır ve huzur



DİZİ 

Dizi severim sevmesine, ama bu başlık için uygun bir seri bulmak benim için kolay olmadı. Neden mi? Çünkü dizi denince aklıma kan akıtan karakterler, ağır dram ve suç geliyor da ondan. Tabii yine de daha sevecen birkaç şey düşündüm.

Sunday, December 18, 2016

Kitap İncelemesi: Men, Women, and Children

Herkesin "aşırı" bulduğu, içeriğinin toplum tarafından hoş karşılanmadığı bir kitap okumak isterseniz, Chad Kultgen'ın Men, Women, and Children eseri tam size göre.

Bu, on üç yaşındaki bir grup çocuğun ve onların ebeveynlerinin romanı. Hepsi, bir şekilde internetin kurbanı olmuş durumda. Birbirinden farklı iki nesil, hiçbir gizlilik olmaksızın bizimle kendi öykülerini paylaşıyorlar. Men, Women, and Children gelmiş geçmiş en açık romanlardan biri.

Kitabı keşfetmem, bu sene vizyona girmiş olan filmi sayesinde oldu. Filmin konusu ilgimi çekmişti; teknolojinin insanların yaşamına olan etkisinden bahsediyordu. Yine de hakkında çok bir şey öğrenemeden filmin gösterim tarihini beklemeye başlamıştım. Sonra fark ettim ki, bu film bir kitap uyarlaması! Hem de ne kitap, insanlar hakkında neler neler diyorlar.

Okuyanların çoğu yerden yere vuruyor kitabı, rahatsız edici buluyor. Ama bir kısım ise kitaba ve yazara aşık olmuş durumda. Bu durumda beni zor bir karar bekledi: Ya e-kitap olarak satın alıp okuyacaktım ya da hiç uğraşmadan filmi izleyecektim.

Tabii burada benden söz ediyoruz. Yani toplum tarafından dışlanan şeyleri bağrına basan, insanlara rahatsız edici gelen şeyleri seven bir kişiden. Madem adam bu kadar aykırı bir yazar... ben de Men, Women, and Children'ı almış bulundum ve iki gün içinde yalayıp yuttum.

Peki kitap nasıldı, hangi taraf haklıydı diyecek olursanız...

Saturday, December 17, 2016

2017'nin Bloğuma Getirecekleri!

Merhabalar! Uzun bir süredir görüşemiyorduk, artık tekrar kitap dünyasına elimi atıyorum. Benden kurtuluş yok, her hafta bir post ile karşınızda olacağım sevgili kitap kurtları ve sinemaseverler.

Peki bu sene ne okuyacaksınız?
  • 2016'nın Enleri (hangi filme bayıldım, hangi kitap beni kendimden geçirdi, en sevdiğim diziler neler oldu...)
  • Okuduğum kitaplar, film, dizi ve anime tavsiyeleri
  • 2017 challengelarım.
  • Çekilişler ve daha fazlası...

Hepinizin takipte kalması dileğiyle dostlar,
Mutlu pazarlar!
 

Wednesday, June 1, 2016

Kitabı Kadar Güzel Olan 4 Film Uyarlaması

Entelektüel bir insanın hayatında olmazsa olmaz iki unsur vardır: iyi film ve iyi kitap. Ünlü oyuncular, usta yönetmen, muhteşem senaryo… Realist karakterler, akıcı üslup, olağanüstü olay örgüsü… Ve tabii ardından gelen vazgeçilmez tartışma konusu: Film mi kitap mı? 

Friday, December 11, 2015

Kitap İncelemesi: I'll Give You the Sun




Kitap: I'll Give You the Sun
Yazar: Jandy Nelson
Yayıncı: Dial Books/Walker Books
Sayfa Sayısı: 429
Goodreads Puanı: 4.15


A brilliant, luminous story of first love, family, loss, and betrayal for fans of John Green, David Levithan, and Rainbow Rowell 

Jude and her twin brother, Noah, are incredibly close. At thirteen, isolated Noah draws constantly and is falling in love with the charismatic boy next door, while daredevil Jude cliff-dives and wears red-red lipstick and does the talking for both of them. But three years later, Jude and Noah are barely speaking. Something has happened to wreck the twins in different and dramatic ways . . . until Jude meets a cocky, broken, beautiful boy, as well as someone else—an even more unpredictable new force in her life. The early years are Noah's story to tell. The later years are Jude's. What the twins don't realize is that they each have only half the story, and if they could just find their way back to one another, they’d have a chance to remake their world.

This radiant novel from the acclaimed, award-winning author of The Sky Is Everywhere will leave you breathless and teary and laughing—often all at once.