Showing posts with label vampir akademisi. Show all posts
Showing posts with label vampir akademisi. Show all posts

Thursday, June 19, 2014

İnceleme: Vampire Academy (Film)



Film: Vampir Akademisi
Orijinal Adı: Vampire Academy
Yönetmen: Mark Waters
Oyuncular: Zoey Deutch, Danila Kozlovsky, Lucy Fry
IMDb Puanı: 5.8
Yılı: 2014



Bildiğiniz üzere, Vampir Akademisi'nin kitaplarına hayran biriyim ve filmi canımı sıkacağından sinemada izlemeye tenezzül bile etmedim. Ortaya vasat bir yapıt çıkacağını biliyordum, en kötüsü değildi çünkü konunun orijinali ve kitap eğlenceli, heyecanlı; en iyisi de değildi çünkü daha oyuncu seçimleri başladığında filmin ergen yapıtı olarak ortaya sürüleceğini anlamıştım.

Tartışmak istediğim birçok şey var, ama öncelikle yönetmenin cesaretinden bahsetmek istiyorum. 2014 yapımı olup bu gibi özel efektlere sahip bir filmi beyaz perdeye sürmek yürek ister. O gözler, alev efektleri, dövüş sahneleri... filmin sonuna doğru bir gümüş kazık alıp kalbime saplayasım geldi gerçekten. Ya burada ne kadar ergen işi olursa olsun bir film ortaya koyuluyor. Hem de kitaptan esinlenilmiş, daha fragman çıkmadan herkes film için heyecanlanmış, sen gel önümüze Teen Wolf'tan beter efektler koy, olacak şey mi? Ya hiç olmazsa bi' The Vampire Diaries'e bakıp örnek alsaydınız arkadaş.

Efektleri geçiyorum, filmin yavanlığı daha da beter. Bir kitabı kısa bir zaman dilimine sığdırmak kolay iş değil tamam da filmi 100 dakika değil 120 dakika yap ama adam gibi yap. Her sahnede bir abartı, bir yapmacıklık... "fantastik film işte bu ondan öyle ehehehe" cümleleriyle baştan savmak çok saçma. Asıl konuyu kaçırıp salak saçma esprilere odaklanmak filmi eğlenceli hala getirmiyor, hayır. Dimitri'yle Rose ne zaman birbirlerinden hoşlandı o bile belli değil.

Casting'e ayrı bir sözüm var. Mia ve Lissa'yı oynayan kızları çok mu aramışlar acaba? Yani biraz daha arasalar belki daha kötüsünü bulabilirlerdi. Kitapta zaten Lissa'yı sevmiyordum, şimdi iyice nefret ettim. Ms. Karp, Kirova, Christian ve Mason tam olmuştu. Onları gerçekten beğendim. Rose'u canlandıran Zoey Deutch ise beklediğimden daha iyi iş çıkarmış. Gerçi oyunculuk yeteneği sadece komik olmaya çalışılan, esprili kısımlarda kendini gösterdi. Ciddi bir rolde kendini gösterebileceğini sanmıyorum ama Rose için uygundu. Danila Kozlovsky'ye gelirsek... Ah, Dimitri... Adamın oyunculuğu iyi, tipi güzel yani; karizmasını bozan tek şey saçlarıydı herhalde. Sanki her şey kitaba uygunmuş gibi bir de adama zorla saçlarını uzattırmışlar. Bak yine sinirlendim.

Yalnız fark ettim ki bayağı bir nefret kusmuşum, beğendiğim oyunculardan başka filmin güzel yan var mıydı? Eh. Yani öyle izlenilmez bir film değildi ama kitaplarını sömürdüğümden ve Vampir Akademisi, çok sevdiğim bir seri olduğundan bu kadar kötü yönlü eleştiriyi mazur görün. Çünkü haklıyım. Filmi çıkmamış olsa daha mutlu olurdum şahsen.

Bu arada bir not düşeyim, gözüme takılan bir şey oldu yazıyı yazarken. İkinci film için hazırlıklar başlamamış. Ve filmin ilk çıkarken ki adı Vampire Academy: Bloodsisters idi; ancak gördüğüm kadarıyla Bloodsisters kısmını kaldırmışlar. Film bir seri olacağından bu adı eklemişlerdi ama büyük ihtimalle ikinci bir film olmayacak. Hiç üzülmedim. Sadece Adrian'ı kimin oynayacağını merak ediyordum, fakat bu şekilde bir hayal kırıklığı daha önlenmiş oldu en azından.

Kitaplarının sonuna kadar arkasındayım, ancak filmi hiç hoşuma gitmedi. Okumak isteyenler varsa çekinmeden okusunlar, filmini izlemeseler de olur.

Yeni bir yazıda görüşmek üzere, mutlu günler!


Wednesday, August 21, 2013

Vampire Academy: Blood Sisters Üzerine

Biliyorsunuz, geçtiğimiz günlerde merakla beklenen, benim de merakla beklediğim, Vampir Akademisi Serisi'nin ilk filminin fragmanı yayınlandı. Facebook üzerinde gördüğüm yorumlar olumlu yöndeydi, ancak kitabı okumamış ya da filmler hakkında bilgili birinin gözüyla o kadar da iyi mi pek emin olamadım.

Yeni moda artık bestseller kitapların beyaz perdeye uyarlanması görüyorsunuz ki. Çoğu yazarda parayı görüp atlıyor ancak eserlerini hangi ellere emanet ettiklerinden haberleri var mı acaba?
Benim şu ana kadar izlediğim, en iyi kitap uyarlaması kuşkusuz Yüzüklerin Efendisi serisi. Ancak "Yüzüklerin Efendisini süper yaptılar bu da öyle olur" gibi bir mantıkla olaya bakmamak gerekiyor çünkü yönetmen var, yönetmen var. Ve ne yazık ki her kitap uyarlamasını Peter Jackson çekmiyor.

Yaşadığım en büyük hayal kırıklığı Muhteşem Yaratıklar'a aitti. Ayılıp bayılarak okuduğum bir kitabı beyaz perdede vasat halde görmek pek iyi olmuyor. Peki Vampir Akademisi'nde ne yaşayacağız?

Oyuncuları görünce, bir takım "Bundan bu karakter olmaz!" diye isyan etse de neredeyse herkes kadronun mükemmel olduğunu, inanılmaz bir film çıkacağını düşünüyordu. Ben de az çok bu düşüncedeydim ancak fragmanı izledikten sonra gördüklerim beni pek heyecanlandırmadı. Mesela kitapta nefret ettiğim Lissa, tiksineceğim bir Lissa'ya dönmüş. Kitaptaki Lissa'yla karşılaştırmayı geçiyorum, belki yönetmen filmde daha sert bir Lissa ortaya koymuş olabilir. Ama hiç iyi bir oyuncu seçememiş, artık kim seçtiyse.

Bu kadar beklenen, yüksek hasılat yapması olası bir filmi neden bu kadar düşük bütçeli bırakmışlar anlayamıyorum. Kesinlikle daha iyi oyuncular seçilebilirdi.

Benim korktuğum ve çok çok yüksek ihtimal karşı karşıya olduğumuz durum, Vampire Academy: Blood Sisters filmi tam bir Amerikan teenager filmi olacak. Lütfen yapmayın.  

Ayrıca filmin aksiyon sahnelerini çok merak ediyorum, film nasılsa, inanılmaz hızlı bir şekilde çekildi. Bu da beni daha çok korkutuyor. Umarım beklediğim kadar amatör bir film ortaya çıkmaz

14 Şubat'ta, bütün kötü düşüncelerimi atmış olmam dileğiyle....

Fragmanı izlemek için:


Friday, July 19, 2013

İnceleme: Son Fedakarlık/Last Sacrifice



Kitap: Son Fedakarlık (Vampir Akademisi #6)
Yazar: Richelle Mead
Yayınevi: Artemis Yayınları
Sayfa Sayısı: 559
Goodreads Puanı: 4.50 (89. 466 oy)

CİNAYET. AŞK. KISKANÇLIK. VE SON BİR SEÇİM. ÖLÜM MÜ, AŞK MI?
Rose Hathaway oyunu her zaman kendi kurallarıyla oynamıştı. En yakın arkadaşı ve yaşayan son Dragomir Prensesi Lissa’yla St. Vladimir Akademisi’nden kaçarak kuralları çiğnemişti. Büyüleyici öğretmeni Dimitri’ye aşık olarak kuralları çiğnemişti. Moroi dünyasının lideri, Kraliçe Tatiana’ya karşı gelme cesaretini göstererek, gelecek dampir nesillerini korumak adına hayatını ve saygınlığını riske atmaktan çekinmemişti. Ancak bu kez kanun, pençesini Rose’a geçirdi. Hem de işlemediği bir suç için. Üstelik cezasının infazını önleyebilecek bir tek kişi var ve Rose onu bulmak için hem Dimitri’nin hem de Adrian’ın yardımına muhtaç. Ama zamanı azalıyor. Ölüler dünyası onu tüm gücüyle geri isterken Rose’un şansı gitgide zayıflıyor. Esas önemli soru şu; tüm hayatınızı başkalarını kurtarmaya adamışsanız sizin hayatınızı kim kurtarabilir? Rose, Dimitri, Adrian ve Lissa’yı yalnız bırakmayın.



Friday, May 31, 2013

İnceleme: Ruh Bağı/Spirit Bound


Kitap: Ruh Bağı (Vampir Akademisi #5)
Yazar: Richelle Mead
Yayınevi: Artemis
Sayfa Sayısı: 501
Goodreads Puanı: 4.45 (92,525 oy)

AŞKA HER ZAMAN GÜVENDİ
ÖLÜMLERDEN ÖLÜM BEĞENDİ

Rose'un önünde iki seçenek vardı. Ya ölecek, ya öldürecekti. Kalbinin sesini dinledi ve yanlışı seçti.

Rose, önce Dimitri'nin doğduğu topraklara, Sibirya'ya, uzun ve talihsizliklerle dolu bir yolculuk yaptı. Ardından St. Vladimir Akademisi'ne döndü. Böylece en yakın arkadaşı Lissa'ya da kavuşmuş olacaktı. Ama Rose'un kalbi halen Dimitri için atıyor ve sevdiği adamın bir yerlerde, hayatta olduğunu biliyordu. Eline bir şans geçmişti oysa...

Fakat onu öldürememişti. Yapamamıştı.

Şimdi en korkunç kabusu gerçeğe dönüşmek üzere pusuda bekliyordu. Dimitri kanını tatmıştı ve susuzluğu her geçen dakika biraz daha artıyordu. Dimitri, Rose'un peşindeydi.

Ölümüne bir kovalamaca! Nefes kesen bir karşılaşma!


Friday, May 3, 2013

İnceleme: Kan Sözü/Blood Promise

Kitap: Kan Sözü (Vampir Akademisi #4)
Yazar: Richelle Mead
Yayınevi: Artemis
Sayfa Sayısı: 522
Goodreads Puanı: 4.42


Rose Hathawayin hayatı bir daha asla eskisi gibi olmayacaktı. Kısa süre önce St. Vladimir Akademisine düzenlenen saldırı, Moroi dünyasını sarsmıştı. Vampirlerin birçoğu ölmüştü. Fakat Strigoilar tarafından götürülen birkaç kurbanın yazgısı daha karanlıktı. Rose içinse bir kurban çok önemliydi. Dimitri Belikov. Dimitri! Şimdi Rose, yüzlerce Strigoi öldürdüğünü gösteren bir dövme taşıyordu ensesinde. Hem de çok nadir bulunan bir dövme. Rose seçim yapmak zorundaydı. En iyi arkadaşı ve hayatta kalan son Dragomir prensesi Lissayı korumak için ettiği yemini tutacak ya da Akademiden ayrılarak sevdiği adamın peşine düşecekti. Aşkla ve tek başına! Dimitriye verdiği sözü tutmak için dünyanın öbür ucuna bile gidebilirdi. Ancak cevabı kan kokan bir soru Roseun peşini bırakmıyordu. Dimitri kurtarılmayı isteyecek miydi?

Eyvah! İşler karıştı. Rose bu yükün altından kalkabilecek mi? 
Dimitriyi öldürmeyi başarabilecek mi? 
Yoksa kapısına kadar gelen sonsuz aşka mı kapılacak?


Thursday, March 28, 2013

Kitapları Bedene Kazıtmak

Herkes hayatında en az bir kez dövme yaptırmak istemiştir herhalde. Peki ya sevdiğiniz serilerin dövmelerini yaptırmak?

Açlık Oyunları Dövmeleri

Klasik Alaycı Kuş dövmelerinden fazlası var!