Showing posts with label grinin elli tonu. Show all posts
Showing posts with label grinin elli tonu. Show all posts

Friday, November 1, 2013

Neler Oluyor Hayatta?

Bir de şu rüya gerçek olsa olsa 
Sabah olup uyanınca her şey aynı kalsa... 

Beni unuttun sanmıştım 
Bir de baktım ki işte orda orda 
Anladım ki çok yanılmışım beni seviyormuş oysa! 


Temposu yüksek başlangıcımız ardından devam edelim. 
Blogta paylaştığım edebiyat, sinema gibi alanların bütün yenilerini yazmaya gün yetmez. Bir de zaten üşenirim. Ama aklımda yer edenleri paylaşmamak ayıp.


Önce bu aralar benim kitap dünyamda ne oluyor onu yazayım.

Yaptığım küçük alışverişi ve evde okunmayı bekleyenleri bu yazımda paylaşmıştım, bir de ne okuduğumu paylaşayım.

Pozitif bir girişle başlıyor bu kitap.

Birçok kişinin sevdiği, ödüllü yazar Markus Zusak kalitesiyle; Kitap Hırsızı.

Daha henüz yüz ellinci sayfaya bile gelemedim, ama kitaptan hoşlandım. Fazlasıyla. 

Beklediğimden çok daha akıcı bir kitap ve neler olacağını merak ediyorum, çünkü bu zamana kadar pek bir olay yaşanmadı aslında. 

Daha detaylı bir şekilde incelemede anlatacağım tabii. Nerede olduğumu takip etmek için de Goodreads adresimi yoklayabilirsiniz.




Ateşi Yakalamak'tan da yeniler var.

Filmin çıkmasına bir aydan az zaman kalmışken, son fragman, soundtrack albümü, satışa sunulacak eşyalar ve kamera arkası fotoğrafları yayınlandı. Son yirmi gün için dişlerimi sıkıyorum. İki yüzlü günlerden geri saydığımı hatırlıyorum, biraz daha dayanacağım artık.

Açlık Oyunları'ndan çok çok daha güzel olacak bana kalırsa. Yaklaşık yüz kırk milyon dolarlık bütçeyle Francis Lawrence'ın bizi hayal kırıklığına uğratmasına izin vermiyorum.

Buyurun yandaki inanılmaz güzellikteki IMAX posteri, alttaki de son fragman. Afiyet olsun.

Yeni aşkımız kim?

Haberler bitmiyor. Grinin Elli Tonu'nun beyaz perde uyarlamasında boy gösterecek Christian Grey'imiz değişti, biliyorsunuz. Artık öğrenmeyen kalmadı ama ben Jamie Dornan'ın mükemmeliyet taşan fotoğraflarını buraya koymadan edemem.

Charlie Hunnam hiç içime sinmemişti. Demiştim zaten blogta da Christian olarak düşününce kabus etkisi yarattı diye, Jamie çok yerinde bir seçim olmuş. Hayallerimdeki Grey'i bulmaları zaten imkansızdı, ne var ki kitabı okurken aklımdan hiç geçmemiş bir isim olmasına rağmen Jamie bizlerin aklını başından alacak gibi. Fakat hala kitabın beyaz perdeye aktarılmasını gereksiz buluyorum.


Bir şarkıyla girdim, başka bir şarkıyla bitireyim bari yazıyı. Hem de kitap ve film camiasından kopmadan. Biricik Jace'imizi canlandıran Jamie Campbell Bower'dan bir şeyler dinlemek güzel olabilir.





Monday, September 2, 2013

Anastasia ve Christian Belli Oldu!

İnanılmaz bir üne sahip olan üçleme, 50 Shades of Grey/Grinin 50 Tonu'nun beyaz perdeye uyarlanacağını bilmeyen kalmamıştır herhalde. En çok merak edilen ise tabii ki başrol oyuncularıydı. Hayranlar tarafından gösterilen ilk tercih Matt Bomer olmuştu. Ardından internette Alex Pettyfer'ın oynayacağı dedikoduları yer aldı. Alex, çok sempati duyduğum(bütün kızların duyduğu) bir oyuncu olmakla beraber, Christian rolü için gözümde canlandırmadığım bir isimdi. Ancak belli olan isimden daha iyi olduğunu düşünüyorum açıkçası.

Anastasia ve Christian'a merhaba deyin, Dakota Johnson ve Charlie Hunnam.



Öncelikle yeni Ana'mızla başlayayım. 
Ana karakteri için kafamda canlandırdığım bir isim yoktu, ancak Dakota Johnson idare eder bir oyuncu gibi. Daha iyi bir Anastasia seçilebilirdi, ama kim seçilirdi diye sorarsanız yanıt veremem. Johnson, 1989 doğumlu. Açıkçası oyuncu hakkında pek bir bilgim yok, daha önce dikkatimi çekmiş bir isim değil kendisi. Ana için daha çocuksu bir kız hayal etmiştim hep. Anastasia makyajıyla nasıl olacak bilemiyorum.





Christian'ımıza gelecek olursam, ("-mız" eki koyarken bile yadırgadım)
İlk yaptığım Hunman yaşına bakmak oldu. Çünkü burada "amca" diye hitabedecektim az kaldı. En çok satan kitaplardan birinin filmini yapıyorsun, kadınlar Christian için ölüp bitiyor, beklentilerde haliyle tavan. 33 yaşındaki Hunman ne diyeyim, karizmatik adam. Şimdi gelip de tipsiz diyemem. Özellikle gençliğinde çok yakışıklıymış ama bir Christian değil bana göre. Bütün sahneler gözümün önünden akıp gidiyor şuan, hayallerimdeki "The Perfect Christian" görünümünün yerini Charlie almaya başladı ve kabus etkisi yaratıyor.

Neyse, tabii onu da Grey imajıyla görmek lazım. Birebir kafanızdakini bekleyemezsiniz ama Hollywood dünyasında Christian'a yakışan o kadar adam varken gidip de Charlie'yi seçmek niye, bir nedeni vardır diye umuyorum. Göreceğiz.

Sizin düşünceleriniz neler, oyuncuları beğendiniz mi?