Wednesday, October 29, 2014
Friday, October 24, 2014
Üç Güzel Film, Bir Karizmatik Aktör
Her şey arkadaşımın Dane DeHaan içereni filmler önermesi ile
başladı.
Dane DeHaan’ı Mettalica: Through The Never ile tanımıştım
ve The Place Beyond the Pines filmi ile kendisine daha çok ısınmıştım.
Başarılı, yetenekli ve samimi olan oğlanı daha fazla görmek istiyordum tabii; ancak
oynadığı filmlere çok da takılmamıştım.
Yakın bir akadaşım, Dane DeHaan'ın başrolü çektiği iki film
tavsiyesi verdi ve hemen izlemem gerektiğini söyledi. Bunlardan biri Life After
Beth, diğeri ise Kill Your Darlings idi. Birlikte Dane’in IMDb sayfasında
gezinirken Chornicle adlı filmini gördüm, fragmanı izledim, hayran kaldım.
Bununla birlikte de Dane DeHaan maratonu başlatma kararı aldım.
Bence çok da iyi oldu.
Chronicle Life After Beth Kill Your Darlings
Üç lise öğrencisini konu alan Zombi ve romantizm Beat Kuşağı'nın yaratıcılarını
bilim-kurgu türünde tüyler içerikli, samimi ve konu alan şiirsel, etkileyici,
ürpertici, heyecan dolu bir film. bir o kadar komik bir iz bırakan bir beyazperde
hikaye. uyarlaması.
Wednesday, October 22, 2014
İnceleme: Dövüş Klübü/Fight Club
Kitap: Dövüş Kulübü
Orijinal Adı: Fight Club
Yazar: Chuck Palahniuk
Yayıncı: Ayrıntı Yayınları
Goodreads Puanı: 4.19 (267.293 oy)
Sayfa Sayısı: 224
İstenmeyen yağlar. Pahalı, butik sabunlar. Maaş çekleri, güzel bir ev, zarif mobilyalar. Yalnızlık ve yabancılaşma. Tüketimin susmayan arsız çağrısı. Yalanlar ve yalanlar. Nefret ve öfke.
İlk kez yayımlandığı 1996'dan beri bir yeraltı klasiği olarak anılan Dövüş Kulübü, yeni binyılın eşiğinde geçen bir anti-ütopya öyküsünü anlatıyor. Yaşadığı hayattan nefret eden, ölüm düşüncesini saplantı haline getirmiş, insani yakınlığı kanser dayanışma gruplarında arayan genç adam. Aynı dayanışma gruplarının bir başka müdavimi, toplum kaçkını bir genç kadın. Ve Tyler Durden; yalanlar ve mutsuzlukla dolu bir dünyaya kendi yöntemleriyle saldıran yarı çılgın bir kurtarıcı, baştan çıkarıcı bir intikam meleği. Tyler'ın felsefesine göre, tüketim kültürünün uyuşturucu etkisinden kurtulmanın yolu, fiziksel acıyla tanışarak yeniden doğmaktır. Çok geçmeden, gecenin geç saatlerinde bar bodrumlarında toplanan gizli bir dövüş kulübü ülkenin dört yanını saracaktır. Ama Tyler'ın dünyasında sınırlara ve kurallara yer yoktur. Kendi bedenini örseleyen bir müritler ordusu, toplum düzenini ve konformizmi imha etmek üzere Tyler'ın peşine takılır...
Chuck Palahniuk'un ilk romanı, tüketim kültürüne, hırs ve üstünlük duygusuna, güzellik idealine ve iş dünyasına zehir zemberek bir eleştiri yöneltiyor. Palahniuk, karanlık bir mizahla desteklediği güçlü ve çarpıcı üslubuyla, yaşadığımız dünyanın çirkin suretine ayna tutuyor. Son on yılın en özgün, en sarsıcı romanları arasında sayılan Dövüş Kulübü'nü Türkçe'ye kazandırmaktan sevinç duyuyoruz.
İlk kez yayımlandığı 1996'dan beri bir yeraltı klasiği olarak anılan Dövüş Kulübü, yeni binyılın eşiğinde geçen bir anti-ütopya öyküsünü anlatıyor. Yaşadığı hayattan nefret eden, ölüm düşüncesini saplantı haline getirmiş, insani yakınlığı kanser dayanışma gruplarında arayan genç adam. Aynı dayanışma gruplarının bir başka müdavimi, toplum kaçkını bir genç kadın. Ve Tyler Durden; yalanlar ve mutsuzlukla dolu bir dünyaya kendi yöntemleriyle saldıran yarı çılgın bir kurtarıcı, baştan çıkarıcı bir intikam meleği. Tyler'ın felsefesine göre, tüketim kültürünün uyuşturucu etkisinden kurtulmanın yolu, fiziksel acıyla tanışarak yeniden doğmaktır. Çok geçmeden, gecenin geç saatlerinde bar bodrumlarında toplanan gizli bir dövüş kulübü ülkenin dört yanını saracaktır. Ama Tyler'ın dünyasında sınırlara ve kurallara yer yoktur. Kendi bedenini örseleyen bir müritler ordusu, toplum düzenini ve konformizmi imha etmek üzere Tyler'ın peşine takılır...
Chuck Palahniuk'un ilk romanı, tüketim kültürüne, hırs ve üstünlük duygusuna, güzellik idealine ve iş dünyasına zehir zemberek bir eleştiri yöneltiyor. Palahniuk, karanlık bir mizahla desteklediği güçlü ve çarpıcı üslubuyla, yaşadığımız dünyanın çirkin suretine ayna tutuyor. Son on yılın en özgün, en sarsıcı romanları arasında sayılan Dövüş Kulübü'nü Türkçe'ye kazandırmaktan sevinç duyuyoruz.
Anime İncelemesi: DRAMAtical Murder
Anime: DRAMAtical Murder
Tür: Aksiyon, Bilim-kurgu, Gizem
Bölüm Sayısı: 12/12+
Yapım Yılı: 2014
Gelecek bir zamanda, sanal (siber) dövüş oyunu olan "Rhyme"; insanlar arasında inanılmaz derecede popülerdir. Bu yıllarda insanlar, çok kullanışlı olan "Al" bilgisayarlara yani "AllMates"lere sahiptir."Aoba Seragaki"; Midorijima adasında büyükannesiyle kalan, "Heibon" adındaki eskicide çalışıp sıradan hayatı olan bir gençtir. Arkadaşlarının aksine ne "Rhyme" adlı oyuna ne de bir gruba katılır.Ancak adada bazı insanların kaybolduğu söylentileri yayılınca, günlük yaşamındaki sıradanlığı korumak için adanın arkasında yatan gizemi Aoba'nın kendisinin çözmesi gerekir.
Uzun zamandır anime dünyasının içindeyim ve bir sürü seriyi (genellikle de en popülerlerini) devirdiğimden dolayı artık biraz daha farklı ama keyifli bir anime arıyordum. Genelde ciddi, kanlı-bıçaklı ve trajedi yüklü animelerden hoşlanıyorum, ki son zamanlarda da izlediğim tüm seriler böyleydi, Tokyo Ghoul'dan sonra döngüyü kırarak biraz daha renkli ama vıcık olmayan bir anime izleyeyim derken Dmmd'nin iyi bir seçim olacağını düşündüm.
Dmmd, gelecekte geçen bir seri. Bilgisayarların ve robotların yaşamın kalbi haline geldiği dönemde, gençler genellikle bir çeteye/gruba bağlı yaşıyordur. Bazı gruplar sadece eğlence ve arkadaşlık adına olsa da bazıları aslında daha derin işler peşindedir. Ryhme adı verilen siber oyun sahası, illegal de olsa, bu grupların arasında inanılmaz şekilde popülerdir.
Baş karakterimiz Aoba bir işaretsizdir. Yani kendisi hemen hemen herkesin aksine bir çetede değildir ve Rhyme'le de ilgilenmez.
Bazı kimselerin kaybolması ve hayatına tuhaf bir şekilde yeni insanların dahil olması üzerine Aoba, kendini çözülmesi gereken büyük bir gizemin içinde bulur.
Saturday, October 18, 2014
Anime Tavsiyesi: Tokyo Ghoul
Anime: Tokyo Ghoul
Tür: Aksiyon, Gizem, Doğaüstü, Dram, Psikolojik
Bölüm Sayısı: 12/12
Yapım Yılı: 2014
Bu sene mangadan animeye uyarlanan Tokyo Ghoul, kısa sürede büyük bir popülerliğe ulaştı ve birçok anime hayranı tarafından da oldukça sevildi. Özellikle Tumblr kullanıcıları animeye fazlasıyla ilgi gösterdi.
Hal böyle olunca, bende merak etmiştim seriyi, yine de izlemeyi sürekli olarak erteliyordum. Çok yakın bir arkadaşım da animeyi izlemem gerektiğini söyleyince zamanının geldiğini düşündüm ve başladım Tokyo Ghoul'a.
Konusu kısaca şöyle:
Kaneki adlı baş karakterimiz bir kahve dükkanında Rize isimli bir kadınla tanışır. Kaneki'nin Rize'ye karşı duyduğu ilgi gözle görülür şekilde ortadadır. İkisi bir buluşma ayarlar. Rize eve dönerken, Kaneki kız tarafından saldırıya uğrar. Rize, son zamanlarda her yerde insanların karşısına çıkan, insan etiyle beslenen doğaüstü yaratıklardan biridir. Rize, Kaneki'yi yemek üzereyken kızın üzerine demir yığınları düşer ve onların altında ezilir. Kaneki de kritik durumda hastaneye kaldırılır, oradaki doktor Rize'nin organlarını Kaneki'ye nakleder. Bunun ardından Kaneki kendini olağandışı şeyler hissederken bulur; kana ve ete duyduğu açlık gibi.
Kaneki adlı baş karakterimiz bir kahve dükkanında Rize isimli bir kadınla tanışır. Kaneki'nin Rize'ye karşı duyduğu ilgi gözle görülür şekilde ortadadır. İkisi bir buluşma ayarlar. Rize eve dönerken, Kaneki kız tarafından saldırıya uğrar. Rize, son zamanlarda her yerde insanların karşısına çıkan, insan etiyle beslenen doğaüstü yaratıklardan biridir. Rize, Kaneki'yi yemek üzereyken kızın üzerine demir yığınları düşer ve onların altında ezilir. Kaneki de kritik durumda hastaneye kaldırılır, oradaki doktor Rize'nin organlarını Kaneki'ye nakleder. Bunun ardından Kaneki kendini olağandışı şeyler hissederken bulur; kana ve ete duyduğu açlık gibi. Friday, October 10, 2014
İnceleme: Batman: Pelerinli Süvariye Ne Oldu?/Whatever Happened to the Caped Crusader?

Kitap: Batman: Pelerinli Süvariye Ne Oldu?
Orijinal Adı: Batman: Whatever Happened to the Caped
Crusader?
Yazar: Neil Gaiman
Çizer: Andy Kubert
Yayıncı: JBC Yayıncılık
Goodreads Puanı: 3.92 (9. 768 oy)
Sayfa Sayısı: 128
Ben öldüm mü?"
"Henüz değil."
"Öyleyse bana neler olup bittiğini anlat."
"Sen dünyanın en büyük dedektifisin, Bruce.
Neden kendin çözmüyorsun?"
O Gotham şehrinin koruyucusu, onun intikamcı ruhu, onun Kara Şövalye'si. Yıllarca şehrin sokaklarının güvenliğini sağlamak için tek kişilik bir savaş sürdürdü. Ama bu gece savaş en son ve en büyük kurbanını aldı…
Batman'in kendisini…
Maskeli İnsan Avcısı, doğduğu yer olan Crime Ara Sokağı'nda bir tabutta yatıyor. En yakın arkadaşları ve en ölümcül düşmanları ona son kez saygılarını sunmak için bir araya geliyor. Her biri tanıdıkları Batman hakkında çok farklı bir hikâye anlatıyor. Nasıl yaşadığını ve Nasıl öldüğünü. Kara bir siluet, gecenin içindeki bir gölge gibi ölünün anılmasını izliyor. Bu kahramanların ve kötü adamların anlattıkları birbiriyle çelişen öykülerin hepsinin doğru olamayacağını biliyor. Gece bitmeden önce, tabutun kapağı Batman'in üstüne sonsuza dek kapanmadan önce, bu soruya cevap vermesi gerekiyor:
Pelerinli süvari'ye Ne Oldu?
Kara Şövalye'nin tarihinin onlarca yılını unutulmaz bir hikâyeye dokuyan usta hikâyeci, çok satan yazar Neil Gaiman (Sandman, Caroline, American Gods) ve çizgi roman süperstarı Andy Kubert (X-Men, Captain America, BATMAN) bir Amerikan simgesine dokunaklı bir bakış sunuyorlar.
İnceleme: Linger
Kitap: Linger (The Wolves of Mercy Falls #2)
Yazar: Maggie Stiefvater
Yayıncı: Scholastic Press
Goodreads Puanı: 3.94 (97.688 oy)
Sayfa Sayısı: 360
The astonishing #1 New York Times bestseller.
In Maggie Stiefvater's Shiver, Grace and Sam found each other. Now, in Linger, they must fight to be together.
For Grace, this means defying her parents and keeping a very dangerous secret about her own well-being.
For Sam, this means grappling with his werewolf past . . . and figuring out a way to survive into the future.
Add into the mix a new wolf named Cole, whose own past has the potential to destroy the whole pack. And Isabelle, who already lost her brother to the wolves . . . and is nonetheless drawn to Cole.
Thursday, October 9, 2014
İnceleme: The 100
Kitap: The 100 (The Hundred #1)
Orijinal Adı: The 100/The Hundred (The Hundred #1)
Yazar: Kass Morgan
Yayıncı: Go! Kitap
Goodreads Puanı: 3.47 (5.140 oy)
Sayfa Sayısı: 297
İNSANLIĞIN GELECEĞİ ONLARIN ELİNDE
Yaşanan nükleer felaket dünyanın sonunu getirmiş, bu büyük felaketten sağ kurtulan insanlar 300 yıl boyunca Dünya'nın yörüngesindeki bir uzay gemisinde varlıklarını sürdürmüştür.
Tükenmeye yüz tutan kaynaklarla koloniyi ayakta tutmaya çalışan yöneticiler, nüfusu kontrol altında tutmak için en sert tedbirleri almakta, hafif suçlar için bile idam cezası uygulanmaktadır. Öyle ki çocuk suçlular on sekiz yaşına geldiklerinde idam edilmektedir. Ama ölümlerini bekleyen bu gençlerin artık çok önemli bir görevi vardır. Gözden çıkarılmış genç suçlulardan oluşan 100 kişilik bir ekip, geçen zaman içinde yerleşime hazır hale gelip gelmediğini test etmek için Dünya'ya gönderilecektir.
Koloninin geleceği, onların elindedir. Bu onlar için ya ikinci bir şans ya da bir intihar görevi olacaktır. 100 ekibi farklılıklarını, geçmiş hesaplaşmalarını bir kenara bırakıp birleşmeli ve bilinmezlerle dolu Dünya'da hayatta kalmaya çalışmalıdır. Ama ihanetler, sırlar, henüz bitmemiş ve yeni başlayan aşklar bir bir gün yüzüne çıktıkça bir arada kalmaları gittikçe zorlaşacaktır.
Subscribe to:
Posts (Atom)











