Thursday, November 6, 2014

İnceleme: On Küçük Nefes +ÇEKİLİŞ


Kitap: On Küçük Nefes (Ten Tiny Breaths #1)
Orijinal Adı:Ten Tiny Breaths (Ten Tiny Breaths #1)
Yazar: K.A. Tucker
Yayıncı: Hyperion Yayınları
Goodreads Puanı: 4.21 (38.452 oy)
Sayfa Sayısı: 289

Sadece nefes al Kacey. On küçük nefes. İçinde Tut. Hisset. Sev.

Dört sene önce sarhoş bir sürücünün neden olduğu trafik kazasında annesiyle babasını,erkek arkadaşını ve en yakın kız arkadaşını kaybeden Kacey Cleary'nin hayatı yerle bir olmuştu. 

Hâlâ kazadan sonra arabanın içinde sıkıştığını anı ve annesinin son kez aldığı nefesi hatırlayan Kacey, geçmişini geride bırakmak istiyordu. İki otobüs bileti alan Kacey ve on beş yaşındaki kız kardeşi Livie,hayatlarına yeniden başlamak üzere Michigan'dan kaçıp, Miami'ye gelmişlerdi.İlk başlarda,geçim sıkıntısı çektikleri hâlde, Kacey endişeli değildi. Her şeyin üstesinden gelebileceğini düşünüyordu. 
Tek istisna, 1D dairesindeki gizemli komşularıydı.

Dumanı tüten bir romantizm…
-KirkusReviews-
GoodreadsChoice Nominee for Best Romance(2013)





Monday, November 3, 2014

Ne Okuyorum?


   K. A. Tucker imzalı On Küçük Nefes, çıkmasını uzun zamandır beklediğim kitaplardan biriydi. Sonunda elimde, epeydir New Adult okumuyordum, değişiklik oldu. Yakında yorumunu bir çekilişle beraber blogta bulacaksınız, bence eğlenceli bir yazı olacak çünkü kitap hakkındaki düşüncelerim karman çorman!

   On Küçük Nefesi'i en kısa zamanda bitirmeyi planlıyorum, şu an olaylar tam dönüm noktasında ve haliyle de merak uyandırıcı bir yerdeyim. Bakalım beni nasıl bir son bekliyor.

   Çok yakında, yeni yazılarda görüşmek üzere!
Bol kitaplı günler.


 
 

Thursday, October 30, 2014

İnceleme: Her Şey Aydınlandı/Everything Is Illuminated



Kitap: Her Şey Aydınlandı
Orijinal Adı: Everything Is Illuminated
Yazar: Jonathan Safran Foer
Yayıncı: Siren Yayınları
Goodreads Puanı: 3.89 (109.970)

Sayfa Sayısı: 310


Çağdaş edebiyatın en etkileyici seslerinden Jonathan Safran Foer'den zaman, mekân ve hafıza üçgeninde şaşırtıcı manevralar yapan, eğlenceli, dokunaklı, zekâ ve duygu dolu, çarpıcı bir roman: Her Şey Aydınlandı. Elinde solmuş bir fotoğraf ve kafasında soru işaretleriyle yola koyulan genç bir adamın Avrupa'nın kalbinden Amerika'ya, dünyadan Ay'a, geçmişten günümüze, rüyalardan masallara, büyük aşklardan büyük savaşlara, karanlıktan aydınlığa uzanan yolculuğunun nefes kesen hikâyesi... Geçmişle bugünün içiçe geçtiği, birbirleriyle rekabet halindeki anlatıcılarıyla akıllardan kolay kolay silinmeyecek, çok sesli, çok katmanlı ve kesinlikle sihirli bir roman Her Şey Aydınlandı.

Foer'in tüm dünyada büyük ilgi gören bu ilk romanı; ilerlemek için geriye dönmek zorunda kalanlara ve geçmişinden kaçanlara, yaşamın pusu altında gizlenen muazzam gerçekleri arayanlara ve sırlarının gölgesinde yaşamaya çabalayanlara, düşlerle gerçekleri birbirine karıştıranlara ve kalabalıkların içinde yapayalnız olanlara, hayata ve hayatta kalmaya dair bir şimdiki zaman klasiği.
 



Wednesday, October 29, 2014

İnceleme: Benim Bütün Arkadaşlarım Süper Kahraman


Kitap: Benim Bütün Arkadaşlarım Süper Kahraman
Orijinal Adı: All My Friends Are Superheroes
Yazar: Andrew Kaufman
Yayıncı: Arkabahçe Yayınları
Goodreads Puanı: 3.90 (3.431 oy)
Sayfa Sayısı: 100


"Tom'un Bütün arkadaşları gerçekten de süper kahraman. Mesela Kulak, Amfibik, Miskin ve Ters. Hatta Tom'un karısı Mükemmel de süper kahraman. Ne yazık ki Mükemmel düğün gecesinde Tom'un görünmez olduğuna inanması için hipnotize edildi. Tom ne yaparsa yapsın Mükemmel'e görünemiyor. Düğünden altı ay sonra, Tom'un çekip gittiğine ikna oluyor. Mükemmel Vancouver'a bir bilet alıyor. Vancouver'a gidip orada mükemmel bir hayat kuracak, kırık kalbini Toronto'da bırakacak. Tom'un yanında olduğunda habersiz, uçağa biniyor. Tom uçak Vancouver'a inmeden önce karısına kendini göstermeli, yoksa onu sonsuza dek kaybedecek..."

İlk sayfalarda kitabın şirinliği ve komikliğinden hoşlanacak,çok geçmeden altta yatanların gerçekliğiyle sersemleyeceksiniz.
Mükemmel Tom'u görecek mi?
Aşkın gözü korkudan gözlerini kapadığı için mi kördür?
Ertelenen büyük planlar hayatınızı küçültür mü?
Yeni bir aşka başlamak için eski aşk artıklarını temizlemek şart mıdır?
Tek yeteneği harkulade "S*ktir git" demek olan bir miskin süper kahraman olabilir mi?
AC/DC alemin kralı olabilir mi?
Peki insan böyle bir dünyada süper gücü olmadan hayatta kalabilir mi?
Sizin süper gücünüz ne?
Cevapları birlikte arayalım...




Cumhuriyetimizin 91. Yılı Kutlu Olsun!

Friday, October 24, 2014

Üç Güzel Film, Bir Karizmatik Aktör

Her şey arkadaşımın Dane DeHaan içereni filmler önermesi ile başladı.

Dane DeHaan’ı Mettalica: Through The Never ile tanımıştım ve The Place Beyond the Pines filmi ile kendisine daha çok ısınmıştım. Başarılı, yetenekli ve samimi olan oğlanı daha fazla görmek istiyordum tabii; ancak oynadığı filmlere çok da takılmamıştım.

Yakın bir akadaşım, Dane DeHaan'ın başrolü çektiği iki film tavsiyesi verdi ve hemen izlemem gerektiğini söyledi. Bunlardan biri Life After Beth, diğeri ise Kill Your Darlings idi. Birlikte Dane’in IMDb sayfasında gezinirken Chornicle adlı filmini gördüm, fragmanı izledim, hayran kaldım. Bununla birlikte de Dane DeHaan maratonu başlatma kararı aldım.

Bence çok da iyi oldu.


       

                                Chronicle                       Life After Beth                 Kill Your Darlings


               Üç lise öğrencisini konu alan           Zombi ve romantizm        Beat Kuşağı'nın yaratıcılarını
              bilim-kurgu türünde tüyler                içerikli, samimi ve            konu alan şiirsel, etkileyici, 
              ürpertici, heyecan dolu bir film.        bir o kadar komik bir       iz bırakan bir beyazperde 
                                                                         hikaye.                             uyarlaması.

Wednesday, October 22, 2014

İnceleme: Dövüş Klübü/Fight Club


Kitap: Dövüş Kulübü
Orijinal Adı: Fight Club
Yazar: Chuck Palahniuk
Yayıncı: Ayrıntı Yayınları
Goodreads Puanı: 4.19 (267.293 oy)
Sayfa Sayısı: 224

İstenmeyen yağlar. Pahalı, butik sabunlar. Maaş çekleri, güzel bir ev, zarif mobilyalar. Yalnızlık ve yabancılaşma. Tüketimin susmayan arsız çağrısı. Yalanlar ve yalanlar. Nefret ve öfke.

İlk kez yayımlandığı 1996'dan beri bir yeraltı klasiği olarak anılan Dövüş Kulübü, yeni binyılın eşiğinde geçen bir anti-ütopya öyküsünü anlatıyor. Yaşadığı hayattan nefret eden, ölüm düşüncesini saplantı haline getirmiş, insani yakınlığı kanser dayanışma gruplarında arayan genç adam. Aynı dayanışma gruplarının bir başka müdavimi, toplum kaçkını bir genç kadın. Ve Tyler Durden; yalanlar ve mutsuzlukla dolu bir dünyaya kendi yöntemleriyle saldıran yarı çılgın bir kurtarıcı, baştan çıkarıcı bir intikam meleği. Tyler'ın felsefesine göre, tüketim kültürünün uyuşturucu etkisinden kurtulmanın yolu, fiziksel acıyla tanışarak yeniden doğmaktır. Çok geçmeden, gecenin geç saatlerinde bar bodrumlarında toplanan gizli bir dövüş kulübü ülkenin dört yanını saracaktır. Ama Tyler'ın dünyasında sınırlara ve kurallara yer yoktur. Kendi bedenini örseleyen bir müritler ordusu, toplum düzenini ve konformizmi imha etmek üzere Tyler'ın peşine takılır...

Chuck Palahniuk'un ilk romanı, tüketim kültürüne, hırs ve üstünlük duygusuna, güzellik idealine ve iş dünyasına zehir zemberek bir eleştiri yöneltiyor. Palahniuk, karanlık bir mizahla desteklediği güçlü ve çarpıcı üslubuyla, yaşadığımız dünyanın çirkin suretine ayna tutuyor. Son on yılın en özgün, en sarsıcı romanları arasında sayılan Dövüş Kulübü'nü Türkçe'ye kazandırmaktan sevinç duyuyoruz.

Anime İncelemesi: DRAMAtical Murder



Anime: DRAMAtical Murder
Tür: Aksiyon, Bilim-kurgu, Gizem
Bölüm Sayısı: 12/12+
Yapım Yılı: 2014


Gelecek bir zamanda, sanal (siber) dövüş oyunu olan "Rhyme"; insanlar arasında inanılmaz derecede popülerdir. Bu yıllarda insanlar, çok kullanışlı olan "Al" bilgisayarlara yani "AllMates"lere sahiptir."Aoba Seragaki"; Midorijima adasında büyükannesiyle kalan, "Heibon" adındaki eskicide çalışıp sıradan hayatı olan bir gençtir. Arkadaşlarının aksine ne "Rhyme" adlı oyuna ne de bir gruba katılır.Ancak adada bazı insanların kaybolduğu söylentileri yayılınca, günlük yaşamındaki sıradanlığı korumak için adanın arkasında yatan gizemi Aoba'nın kendisinin çözmesi gerekir.


Bir arkadaşımın, karakterlerinin çok iyi olduğunu ve sahnelerine göz atmam gerektiğini söylemesi üzerine, geçtiğimiz günlerde DRAMAtical Murder'a başladım.

Uzun zamandır anime dünyasının içindeyim ve bir sürü seriyi (genellikle de en popülerlerini) devirdiğimden dolayı artık biraz daha farklı ama keyifli bir anime arıyordum. Genelde ciddi, kanlı-bıçaklı ve trajedi yüklü animelerden hoşlanıyorum, ki son zamanlarda da izlediğim tüm seriler böyleydi, Tokyo Ghoul'dan sonra döngüyü kırarak biraz daha renkli ama vıcık olmayan bir anime izleyeyim derken Dmmd'nin iyi bir seçim olacağını düşündüm.

Dmmd, gelecekte geçen bir seri. Bilgisayarların ve robotların yaşamın kalbi haline geldiği dönemde, gençler genellikle bir çeteye/gruba bağlı yaşıyordur. Bazı gruplar sadece eğlence ve arkadaşlık adına olsa da bazıları aslında daha derin işler peşindedir. Ryhme adı verilen siber oyun sahası, illegal de olsa, bu grupların arasında inanılmaz şekilde popülerdir. 
Baş karakterimiz Aoba bir işaretsizdir. Yani kendisi hemen hemen herkesin aksine bir çetede değildir ve Rhyme'le de ilgilenmez.
Bazı kimselerin kaybolması ve hayatına tuhaf bir şekilde yeni insanların dahil olması üzerine Aoba, kendini çözülmesi gereken büyük bir gizemin içinde bulur.